open (someone's) eyes

  1. gözünü açmak, uyarmak, ikaz etmek, öğretmek, aydınlatmak, gerçeği gözönüne sermek.
    That experience DEVAMINI OKU
    opened our eyes to what he was really like. GİZLE
 
 
Bize Ulaşın
Geri-bildirimde bulunun